Lilypie Fifth Birthday tickers

Lilypie Fifth Birthday tickers

19 Ekim 2010 Salı

Ege'nin faaliyetleri

Ege'yle beraber kartonlardan parçalar kesip yol yaptık, ev ve araba yaptık. Kendi arabalarını getirip yolda oynadık. Çok hoşuna gitti ama oynamaktan sıkıldığında yolun sonu parçalanmak oldu:)

Ege'nin kestiği yumağımın parçaları ve minik boncuklarla resim yaptık. Böyle şeyler daha çok ilgisini çekiyor. Yaratıcılığını da arttırıyordur umarım:)


Babanın doğumgününde İlkerler "doğumgünün kutlu olsun koca oğlan" yazan bir pastayla bize geldiler. Birlikte kutladık. Tabiiki mum üflemek çocuklara düştü:) Nice senelere babası:)




27 Eylül 2010 Pazartesi

Eylül tatilimiz

Ege bey koltukların minderlerini yıkıp kendine ev ve benzerlerini yapıyor, kendine oyun alanı yaratıyor da denebilir...


Renkli kartonlardan yollar yapıp sonunda aynı renkli arabaya ulaşıyor. İnternette bir sitede görmüştüm ve hoşuma gitmişti. Ege'nin de hoşuna gitti açıkçası.



Eylül tatilimizi Mersin'de geçirdik. İlkerlerle beraberdik. Otel güzeldi ve güzel vakit geçirdik. Benim en çok hoşuma giden kısmı akşam yemeği ve sonrasında havuzun başındaki müzik ziyafetiydi. Öyle özlemişimki... İnsanı alıp götürüyor.
Ege de full time eğlendi diyebilirim, hatta dönmek istemedi, "otelde kalalım" diyip durdu.


Ege havuzdan çıkıp koşa koşa kaydırağa gidiyor, tutabilene aşk olsun:)
Koş koş koş...
Veee mutlu son:)


Ege bey bardaki sandalyelerle yakından ilgilendi, tuhafına gitti çünkü. Kendinden daha büyük ve dönen sandalyeler...
Oğluşumla yüzüyos.
Bu daaaa küçük Ege... Benim manevi evladım:) Bir kolumda büyük Ege bir kolumda küçük Ege hep birlikte zıpladık,yüzdük. Yerim ben onu...
Benim minik kuşum, su kuşu...

Ve işte Parmaksız ailesinin minikleri ve anneleri...
Tatil her zamanki gibi göz açıp kapayıncaya kadar bitti. Ege okula gitmek istemiyor şimdi. "anne bügün tatil mi?" " hayır oğlum, bügün tatil değil:)" "yaaa tatil olmasını istiyorum, okula gitmek istemiyorum" gibi tatil sonrası dertlerimiz başladı yine...

12 Eylül 2010 Pazar

Egenin toprak sevgisi:))

Bayramda Gaziantep'teydik. Tahir'in nöbeti olduğu için memleketlere gidemedik. Kurban bayramına kaldı artık. Arkadaşlarımız bize geldi, biz onlara gittik. Eğlenceli geçti. Hele Ege bütün kurtlarını döktü. Banuların meyve ağaçlarının arasında daha yeni yaptırdıkları evde Ilgaz ve Pırıl'la birlikte oynamaya doyamadılar. Bir de köpek yavruları vardı, tam sekiz tane... Biraz onlarla, biraz toz toprakla biraz da koşuşturarak gece ayrılana kadar oynadılar. Bizim için de güzeldi. Tahir mangal yaktı, kebapları yaptı. Biz de keyifle yedik. Gerçekten güzel vakit geçirdik:)
Ege ve Ilgaz bahçenin taşlarını ayıklıyorlar:)
Yavrular etlere gömüldüler...
Ilgaz ve Ege kumla oynadılar ama her tarafları kuma bulandı... Temizlemek mümkün değildi. Evden gidip terlik ve ayakkabı getirmek zorunda kaldım... Üstlerini tamamen değişmek zorunda kaldık... Ama onlar için nasıl bir keyif olduğunu anlatmanın imkanı yok:)
Bu fotoğraf herşeyi yeterince açıklıyor zaten:))




Babalar mangal başında, mangalcı başı da Tahir...
Veee çocuklar sofra başında...
Çooook güzeldi...


30 Ağustos 2010 Pazartesi

Ağustos tatilimizden birkaç kare...

Ağustos tatilimiz Marmariste geçti. Babaanneyle Tarık amcayı da götürdük bu sene. Onların da hoşuna gitti Marmaris. Egenin keyfine diyecek yoktu. Yüzdü, oynadı, oynadı, oynadı... Çınara iki sefer gittik, kahvaltı olayını çözmüşler. Bayıla bayıla yedik. Hatta petek bala doyamadık. Fotoğraf çekme işi Tahire kaldı, o da fazla çekmemiş yazıkki...

Ege ve babannesi kıyıda kumla oynuyor...


Ege yüzme olayında biraz yol katetti diyebilir miyiz acaba:) Winnie'li kolluklarının birisi patlamış ama çıkarmak da istemedi, tek kollukla yüzdü. Sonra ikincisini de çıkarınca battı tosbağam:)) Daha vakit var...




29 Temmuz 2010 Perşembe

İkizlerimizle tanıştık:)

Bebişlerimiz sağ-salim geldiler nihayet, öyle tatlılarki... ve de çok küçükler...
Ege doğalı 3,5 sene oldu ama sanki çoooook uzun bir zaman geçmiş gibi. Bebek olduğu günler ne kadar geride kalmış. Bebeklerimize doymak kısmet olamadı yazıkki çünkü Ege yine hasta oldu; akut bronşiolit... Hastanede bir odada bebekler bir odada Ege vardı bir gün... Egeye biraz oksijen ve ventolin verildi, kortizolü de yapılıp A.C. filmi çekildi ve Orkuna döndük. Bebeklerle birkaç gün geçirmeyi hayal ediyordum, Özgüle de biraz olsun yardımım olurdu. Artık bir dahaki görüşmede bol bol koklarım kuzucukları:)

Minik Doğa...
Ve minik Deniz...
Bebekleri görmeye Tuna da gelmişti. Egeyle arkadaş oldular ve çok iyi anlaştılar:)

Bebeklerin tatlı annesi... İşi çok zor ama bu iki tatlı tosbağacık için değer:) di mi?

Biz bebeklere bakıyoruz, babaları da anneye:)
Haftasonu da Mine'nin düğünü vardı, hep birlikte çok güzel vakit geçirdik. Ege oynadı oynadı. Babasına çekmiş ne diyim. Halay bile çekmeye çalıştı:) İşte düğünden bir kaç kare...
Dayı ve Çağdaş.
Annesiyle oğluşu...
Oğluşum benimle dans etmek istedi:)
Göz göze dans ediyoruz:)
Anneanne.

Yakışıklı Ege
Ve yakışıklı dedesi.
Ege Bey halayda...
Ama az kalsın dedesini düşürüyordu...
Damat halayında...


Minik ailemiz...
Gelinle fotoğraf çekememişiz ne yazıkki, sadece fotoğrafçının çektikleri var. Düğünden erken ayrıldığımız için olsa gerek... Umarım ömürleri boyunca mutlu olurlar.