Lilypie Fifth Birthday tickers

Lilypie Fifth Birthday tickers

15 Ağustos 2009 Cumartesi

Ailecek Burdur'dayız

Akşamları Ege'yle ikimiz arabaya atlayıp "Kuş gözlem evi"ne gidiyoruz. Çok güzel bir yer, göl kenarında kuşlar, tavşanlar ve kedi yavruları (şimdilik) olan yeşillik bir yer. Ege tavşan kovalamaktan yorulana kadar ben de çayla manzaranın keyfini çıkarıyorum. Hele akşam güneş batarken harika oluyor.

Anneannemiz geldiğinde beraber de gittik.


Ege yine tavşan peşinde, her ne kadar yakaladığı hiç olmadıysa da...



Ağaca da tırmanacakmış, merak etmesi de güzel tabi:)


Annem, babam, Orkun ve Özgülle Devrim cuma akşamından geldiler. Cumartesiyi de birlikte geçirdik. Sonra annemler, Orkun, Ege ve ben Marmaris'e geçtik, Özgüller de İstanbul'a döndüler.


Egecim, tavşana maydanoz yediriyor. Başta biraz çekindi ama çabuk alıştı.



Biz de kebabın tadını çıkardık, babamlar rakıyı da eklediler, keyfimiz yerindeydi kısacası...

Ege hem dolaştı hem yedi...

Sıcak lavaşa hiç dayanamaz...

Dayısı çok seviyor bu çocuğu:)


Daha önce hiç çam ağacı yiyen tavşan görmemiştim? Alt dallarda birşey bırakmamışlar...
Ailecek-1 :)
Ailecek-2 :)


Benim yakışıklı oğlum!!!

Efeye bakın efeye :)








19 Temmuz 2009 Pazar

Marmaristeyiz



Bu sefer de Marmaris'teyiz... Müdavimiyiz Marmarisin, yapacak birşey yok:) Ama deniz bu sene çok soğuktu, ben sabahları giremedim. Deniz soğukmuş-değilmiş; Egeyle Tahirin pek umurunda olmadı, atladılar denize... Oğluşuma geçen sene aldığımız ve bir türlü Ege'yi bindirmeyi beceremediğimiz şişme arabadan bu sene indiremedik beyzadeyi. "Havuz arabasına incem" deyip durdu. "İncem" aslında tabii ki "bincem" demek:)








Yakışıklım benim


Şezlongta dinleniyor küçük tosbağam.
Şimşek McQueenli mayosunu çok seviyor...
Yavaş yavaş uykusu da geliyor.
Havuz arabasında "mini çubuyu" (Winnie çubuğu) yla oynuyormuş:)
Sonunda mini çubuyunu kırmaya karar verdi...
Ha gayret!
Kıramayınca sinirlendi kuzucum:)) ve çubuyunu attı!

Birgün öğleden sonra Çınar kavşağını geçtikten sonra Çamlıca diye başka biryere kahvaltıya gittik, tam anlamıyla süperdi. Çınar'a bir daha gitmeyeceğiz gibi görünüyor. Ege bile doymak bilmedi, hatta ona vermeyeceğimi sanarak elimden gözlemeyi aldı:)) Vermezmiyim, sıcak mı diye bakıyordum, Ege kendim yiyecem zannetti:)))
Giderken arabada uyuyakalmıştı, kendine gelmesi biraz zaman aldı...

Annesiyle kuzusu...


Dürbün yapıyor tosuncuğum...
Tatilin sonunda Uşağa uğrayıp Tarık amcayı da gördük... Tarığa seslenişi bizi öldürdü:)
"hey Tarık!" çok tatlı ya... Tatilimiz yine bitti. Bir sonraki için umarım çok fazla beklemeyiz:)

3 Haziran 2009 Çarşamba

Biraz da İstanbulda geçirdik vaktimizi.

Haziran tatilimizi Fethiye'de geçirmeyi planlıyorduk aslında ama Tahir'in "İstanbul'u çok özledim" demesi ve de denizin çok ısınmamış olacağını düşünmemizden dolayı erteledik. İstanbul'a gitmeye karar verdik. Salı günü öğlen Özgül'ü arayıp "bu akşam müsaitseniz size geleceğiz" dedik ve yola çıktık. İstanbul'da bolca alışveriş yapıp gezdik. Güzel ve çabuk geçti. Özgüllerle Orkunları da görmüş olduk.







Babası ilk defa parkta yukarılara çıkıyor," sen de etek giyecek günü buldun" diyerek:) Parklarda Ege'nin peşinde yukarılara genelde ben çıktığım için Tahir pek alışık değil böyle şeylere, kocaman bir cüsseyle de kolay olmasa gerek:)





Dayısı çok özlemiş oğluşumu...


Çağdaş Yengemiz de çok seviyor Ege'yi:)


Ailecek... Annem ve babam eksik:(

Ege Bey yine banyo sefasında, çıkmak bilmedi... Devrim "ben yıkanacam, çık artık" deyince "ben pis olmuşum, yikanim, çıkim. Devrim yikancak" diyerek çıktı:)