Gösterilerin hepsi ingilizceydi. İlk gösterileri kurtla kuzuydu. Daha doğrusu bizimkiler kara keçi yavrularıydı. Ege için çok uygun bir rol olmuş doğrusu:)
Ayağındaki pisi pisisi de çıkıp durdu oğluşumun...


Bu sene parti yapmak istemiyordum açıkçası, daha küçük bir kutlama yapmak istiyordum. Ama bu sefer de Ege tutturdu parti yapalım diye. Kıramadık kuzumu. Hazırlandık, arkadaşlarımızı çağırdık ve güzel bir parti yaptık. Pastasını Şimşek McQueen ve Mater'lı seçti. Bir de konfeti roketlerinden istedi yine. Roketleri hazırlamak biraz vakit aldı doğrusu ama çocukların da en çok hoşuna giden oldu. Akşama kadar eğlendiler eğlendiler eğlendiler. Bizim için de hoş sohbet güzel geçti. Yorulduğumuza değdi kısacası.
Deniz yemeğini yerken Ege abisi de ona eşlik ediyor:) Arabaya binmek gibi bir derdi yoktu aslında:)

Bayram sabahından...
Kavaklıta yürüyüş çok renkliydi.



Kuzucuklar, yapraklarla çok eğlendiler.
Dedesi torunlarını oynatıyor:)
Kuzuların da keyfine diyecek yok tabi...
Ege numara yapıyor, Babaanne torununun başında:)
Kurban eti parçalama aşaması:) Baş kasap ve yardımcıları:)
Aslında Antep'e gelmek için yanlış bir zamandı çünkü Antep'te bayramda heryer kapalı olur. Yine de bayramın ikinci "Bayazhan" açıktı ve hep birlikte yemeğe gidebildik. Çocuklarla biraz zor olsa da değişik bir ortam görsünler istedik. Orkun'u askerden önceki son görüşümüzdü. Özlem giderdik.
Özgüller, Orkun ve Tarık salı günü döndüler. Annemler ve kayınvalidem cuma gününe kadar kaldılar. Dolayısıyla onlara daha çok yer gezdirebildik. En azından yeni açılan mozaik müzesini (Zeugma) gördüler. Mozaiklar müthiş eserler, kıymetini bilene...
Bir hologram vardı müzede. Suda yüzen yapraklar ve toplar çocuklar bastıkça kaçıyordu. Doğal olarak Ege'nin çoook hoşuna gitti.
Oğluşumun keyif dansı, aslında daha çok popo dansı:)
Açık havuza girmak istediler. Baba-oğul bir cesaret....
Girmeleri biraz zor oldu, sonuçta hava güzel olsa da sular soğumuştu artık.
Nihayet girdiler, yüzdüler yüzdüler...
Yüzdüler yüzdüler dediğim en fazla 5 dakika sürebildi:) Çünkü dondular...
Koşa koşa çıktılar, havlulara sarındılar. Bir süre ısınamadılar. Açık havuzu seneye kadar rafa kaldırmış olduk.
Deniz kenarında bol bol kumla oynadı, güneşin altında biraz D-vitamini sentezledik:)
Ve Ege'nin favorisi kapalı havuz, çıkmak bilmedi yine. Her tarafımız buruştuktan sonra zor çıkarıyorduk beyzadeyi.

Köpük oyunu...
Bir de marifeti vardı Ege'nin; traş olmuş babası gibi. Odada birkaç dakikalığına bir sessizlik oldu. Egeye seslendim ses yok. Banyoya gittim, bir de ne göreyim. Tahir traş bıçağını aşağıda bırakmış, Ege da bıçağı alıp kaşının ucunu kesmiş, kaşının üstünden doğru yine kesecekmişki canı acımış ve bırakmış. Görüldüğü üzere kaşının üzerinde iki çizgi. Ege'ye sorduğumda
Kısacası çok güzel bir tatil oldu. Geceleri Ege'yi de alıp otelin barında gerçekleştirilen cambaz, dans, vb gösterileri izledik. Ege'nin çok hoşuna gitti, hatta danslara o da katıldı. Ege'nin uykusu geldiğinde bizim eğlencemiz de sona eriyordu doğal olarak. Gerçi bizim için eğlencenin dozu ve zamanı kâfiydi. Güzel günler çabuk geçti her zamanki gibi:)