Lilypie Fifth Birthday tickers

Lilypie Fifth Birthday tickers

5 Mayıs 2012 Cumartesi

Ege ve bisikleti


Aslında bahardan fotoğraflar bunlar ama ancak vakit bulabildim. Antepte çocuklar için minik trafik işaretlerinin ve küçük yolların olduğu bir bisiklet parkuru var, orada güzel vakit geçirdi oğluşum.






4 Mayıs 2012 Cuma

Ege'nin kardeş tepkileri

Kardeşi olacağını ilk öğrendiğinde çok tepki verdi kuzum.
"Ben kardeş istemiyorum"
"Onu doğunca yalancılara (yabancılara) verelim"
"Onu karnından çıkar" gibi bir sürü şey. Hiç üstüne gitmedik. Kardeşi hakkında konuyu açan hiçbir zaman biz olmadık. Hep kendi konuşmak istediğinde konuştuk. Yavaş yavaş kabullenmeye başladı ama hala istemiyor. Kız kardeş istemiyor, erkek olsunmuş.

En son ultrasona gittiğimizde Ege de kardeşini görmek istedi ve o da girdi. Kollarını, bacaklarını, hareketlerini gördü, çok hoşuna gitti. Doktora "nerede bunu pipisi?" diye sorunca koptuk tabi. Doktor kontrolünde keyfi iyiydi beyefendinin. Ama akşam olup da eve döndüğümüzde bir sinir, bir sinir. Kardeşinin gerçekten var olduğunu görmüştü artık ve dönüşü yoktu. Belki de bunun farkına varmıştı kuzum. Ve çok sinirlenmişti. Aslında kardeş istemiyordu çünkü. Bunlar benim yorumlarım tabi. Çünkü kardeşi söz konusu olduğunda hep sinirleniyor, bana vuruyor, beni sevmediğini söylüyor, kendi kendine söyleniyor. Ve ben bu durumuna çok üzülüyorum. Onun psikolojisinin bozulmaması için elimizden geleni yapıyoruz, ona anlayabileceği şekilde onu ne kadar çok sevdiğimizi, kardeşinin ilerde onunla oyunlar oynayacağını, kardeşinin de onu çok seveceğini anlatmaya çalışıyoruz. Umarım işe yarıyordur.

Doktorumuz cinsiyetini erkek yönünde değerlendirdiğini ancak daha çok erken olduğunu söylemişti, ama dün kesin erkek olduğunu söyledi. Bir oğluşumuz daha olacak yani. Ege'nin gönlüne göre oldu :)  Hep erkek kardeş istiyordu, çocuğun içine mi doğuyordu ne. İkisinin cinsiyetinin aynı olması da kardeşler açısından daha iyiymiş. Zaten hep öyle dua etmiştim. "Ege için en hayırlısı, en iyisi ne ise o olsun" diye. Hem Ege hem de bizim için en hayırlısı buymuş.

Bu aralar kardeşi doğduktan sonra neler olacağını öğrenmeye çalışıyor.
-Kardeşim doğunca nerede yatacak? (Sorunun amacı benimle yatıp yatmayacağını öğrenmekti)
-Kardeşin doğunca ona küçük bir yatak alıcaz, onda yatacak
-Ama ben senle yatacam
-Hayır, sen de kendi odanda kendi yatağında yatacaksın
-Kardeşimin yatağı nerede olacak?
-Onu da senin odana koyarız. O kendi yatağında, sen kendi yatağında yatarsınız.
Ege güler....

Geçen gün birkaç çiçek aldım balkona, akşamları gelince beş dakika onları sulayıp çıkıyorum. Onları bile kıskandı benim tosbağam.
- Çiçeklerinle benden daha çok ilgileniyorsun. Onlarla konuşuyorsun, benimle ilgilenmiyorsun
- Oğlum onları sadece suluyorum, onlarla konuşmadımki hiç. Ayrıca hiçbirşeyi senden daha çok sevmiyorum. En çok seni seviyorum. Çiçeklerim de hiç önemli değil. Sen benim birtanemsin..... diyerek onu yatıştırmaya çalıştım.

Bu aralar en çok yaptığım şey sürekli onu ne kadar çok sevdiğimi ona anlatmaya çalışmak. Anlattığımda müthiş hoşuna gidiyor. Ve aslında bunu zaten çok iyi biliyor. Ama kıskançlık dürtüleri onu bu hale getiriyor ve ben buna çok üzülüyorum. Kardeşi doğduğunda bunun maksimuma ulaşacağını biliyorum. Kardeşine alışması ve kriz tarzı tepkileri bir ay kadar sürecekmiş. Sonra giderek azalacakmış. Fakat hiçbir zaman yok olmayacağını biliyorum. Bizi zor günler bekliyor, çoook zor günler...

Ege'ye kardeş gecikti aslında. Sebebi de ikinci bir çocuk düşünmüyor olmamızdı. İki çocuğun çok zor olacağını ve ille de bir kardeşin gerekli olmadığını düşünüyorduk. Ama fikirlerimiz değişti. Ege ilerde yalnız kalmasın, arkasında bir kardeşi olsun, birbirlerine destek olsunlar, mutlu günlerini de üzüntülerini de paylaşacağı bir kardeşi olsun. Biz öldükten sonra da kendini dünyada tek başına kalmış gibi hissetmesin. İnsanın kardeşi gibisi yok. Şu an doğru birşey yaptığımızı düşünüyorum. Bizim için zor olacak, herşeye baştan başlayacağız. Doğumdan sonra iki çocuk olmuş olacak ve Ege'nin kıskançlıkları da artacak. Ege'yi üzmeden, bebeği ihmal etmeden nasıl geçirilecek o dönemler bilmiyorum ama herkes başardığına göre biz de bir yolunu buluruz elbet. Hele bir sağlıkla dünyaya gelsin de...

13 Mart 2012 Salı

Dülükbaba ormanındaydık

Dülükbaba ormanı gerçekten güzeldi, çam ağaçları, kar, güneş... Daha nolsun. Tabi Antepliler kar kış dememiş mangallarla piknik yapmaya gelmişlerdi. Gözlerime inanamadım. Yani kışın ortasında piknik yapıldığını ilk defa gördüğümden. Antepliye "mangal" de, fırtına olmadığı müddetçe fark etmiyor adamlara yahu.

Ege de eğlendi, koştu, oynadı. Hava aldık biraz.




Ege poz veriyor yine:)




Hele ki bu pozuna bayılıyorum.





Yavru kuşum benim.




2 Mart 2012 Cuma

Ege'nin müsameresi

Kuzucuğum bu seneki gösterisini de yaptı. Yine çok cooldu yahu. Azcık bir gülmez mi insan. Ciddi adam pozlarında. Etrafında kızlar dans ediyor, hepsi şıkır şıkır, bizimki gayet ciddi:) Gerçi onun bu hali de çooook güzeldi. Çok yakışıklı olmuş benim oğlum. "Gösterime gelceksiniz de mi, beni izleyeceksiniz de mi?" diyip durmuştu. Gelmez miyiz canım oğlum, birtanecik oğlum.

Gösterilerin hepsi ingilizceydi. İlk gösterileri kurtla kuzuydu. Daha doğrusu bizimkiler kara keçi yavrularıydı. Ege için çok uygun bir rol olmuş doğrusu:)

Ayağındaki pisi pisisi de çıkıp durdu oğluşumun...








































Diğer gösterileri çok güzel ve hareketli bir dans gösterisiydi. Hepsi çok tatlıydı.




Yakışıklı oğlum benim.....








Adam gibi çıkmış:)


























































Gösterinin sonunda öğretmenleri hediye dağıttı hepsine. Hediyeyi kapan annelerin yanına...


Nice güzel günlerini görmek kısmet olur inşallah.

Gözümüzün önünde büyüyor kuzum, adam oluyor adam:)

Annesinin küçük adamı, çoooook seviyorum seni.








12 Aralık 2011 Pazartesi

Egenin doğumgünü

Benim kuzum 5 yaşını doldurdu, 6'dan gün aldı.
5 yılı ne çabuk doldurduk, nasıl oldu anlamadım. Daha dün kucağımda minicik bir bebekti. Gözlerini bana dikip emmeye çalışıyordu. Nasıl da çabucak büyüyorlar.
İyiki doğdun oğluşum. İyiki doğurmuşum seni. Hayatımda olan en güzel şeysin.
Allah sana uzuuuun, sağlıklı, mutlu, huzurlu bir ömür versin. Seni bütüüüün kötülüklerden, kazalardan, belalardan, hastalıklardan, kem gözlerden korusun.
Birtanecik evladım benim. Annen ve baban seni çooook seviyor.
Bu sene parti yapmak istemiyordum açıkçası, daha küçük bir kutlama yapmak istiyordum. Ama bu sefer de Ege tutturdu parti yapalım diye. Kıramadık kuzumu. Hazırlandık, arkadaşlarımızı çağırdık ve güzel bir parti yaptık. Pastasını Şimşek McQueen ve Mater'lı seçti. Bir de konfeti roketlerinden istedi yine. Roketleri hazırlamak biraz vakit aldı doğrusu ama çocukların da en çok hoşuna giden oldu. Akşama kadar eğlendiler eğlendiler eğlendiler. Bizim için de hoş sohbet güzel geçti. Yorulduğumuza değdi kısacası.











Ve doğumgünü bittiğinde evin hali görülmeye değerdi:))

Nice güzel, sağlıklı yaşalara kuzum benim.