Lilypie Fifth Birthday tickers

Lilypie Fifth Birthday tickers

24 Ekim 2011 Pazartesi

Yazdan beri çok şey birikti, çooook

Yaz tatilinde kalmıştık galiba:)
Tatilin ilk gününü Uşakta babaannemizin yanında geçirdik. Ege nihayet bol bol uçurtma uçurabildi. Bir süre sonra "yoruldum, artık sen uçur" deyip uçurtmayı verdi bize. Kendi tarlalarda alabildiğince koştu koştu, çok mutluydu kuzum.Çok özgürdü çünkü...



Babasıyla uçurtmaya mektup yolladılar

Oradan geçtik Marmarise. "Yaşasıııın"diyerek, "oh be, iyiki gelmişiz" diyerek, bol bol dinlenerek, bol bol gezerek geçti tatilimiz. Öyle iyi geldi ki.


Egeyle beraber dubalara gittik. Giderken yorulduğu için sırtımda gidip sırtımda döndü tosbağa. Dubalardan da dönmek istemedi çünkü orada hem iple hem dubalarla oynuyorduk. Çok eğlendi kuzucuğum. Fotoğraftaki iki küçük kafa biziz:)

Ben nereye,yavru kuş oraya


Çınara uğramadan olmazdı tabiiki. Bu seferki sıcacık köy ekmeğine, petek bala ve kaynak suyundan demlenmiş çaya doyamadım. Maksimum yedik, yine olsa yine yerim valla:)

Marmaristen Ölüdenize geçtik. Orada da çok eğlendik. Açık deniz olan plajında daha önce hiç girmemiştik, bu sefer merak edip girdik. Çok dalgalıydı. Önce ben girdim, Egenin kolluklarını almıştık ama çok dalgalı olunca biraz çekindik doğrusu. Ama Ege gircem diye tutturunca girdi tabii. Ve dalgalarla oynamak öyle zevkliydi ki, üstüne bir de yağmur başladı. Değmeyinkeyfimize. Ege de ben de gülmekten öldük. Otele de yağmur altında yürüyerek gittik. Tatil bence en güzel günüydü. Ama ne yazıkki o güne ait bir fotoğrafımız yok.



Ve döndük evimize. Evim evim güzel evim. İnsanın evi gibisi yok.


Ege Bey kahvaltı yapıyor. Koca göslü oğluuum.
Domates canavarıııı


Tren meraklısı Ege Antepte İstasyon adındaki tren kafede atladı trene, hiç kaçmaz:)
Antep'in meşhur Kavaklık parkı. Dışarıdan gören biri haftasonu oranın yandığını düşünür:)
Antep klasiği:)



Bağ evinde özgürlüğünün tadını çıkarıyor tosbağam
Küçük adamlar maç yaparmış...
Babalar katılmadan olmaz:)
Ege ve toprak...

Üç kafadar iş başında...
Ardayla otoyol yapıyorlarmış, hem de otoban çıkışıymış.

Ve oğluşum okula başladı, daha doğrusunu anasınıfına. Ve bu sene forma giyeceklermiş. Büyüyor benim kuzum yahu.
Allah bahtını açık etsin oğluşumun. Daha yolun çok başında. Umarım başarılı bir okul hayatı olur. Umarım tüm isteklerini gerçekleştirebileceği bir hayatı olur. Umarım çooook mutlu olur.

14 Temmuz 2011 Perşembe

Mersin'e küçük bir kaçamak

Geçen haftalarda haftasonu için Mersin'e gittik. Deniz için gittik diyebiliriz. Ege de denize girmeyi çok özlemişti. Denize girdiğimiz yerde kaynak suyu varmış ve biraz soğuktu ama Ege pek aldırmadı doğrusu, yüzdü yüzdü, oynadı oynadı ve dönüşte doymamıştı doğal olarak. Bir günde neye doyacak...

Baba-oğul denizde:)



Yüzüyor benim kuzum
Erkeklerim benim:)

Geçen haftasonu da Kahramanmaraş'a Mado'ya kahvaltıya gittik ve Melis, küçük Ege ve bizimki hep birlikte Mado trenine bindik. Kahvaltıya diyecek yoktu...

Vakit güzel ve çabuk geçiyor, uzun tatilimizi dört gözle bekliyoruz...

20 Haziran 2011 Pazartesi

2011 yılında kreşten kareler

Ege'nin 2010-2011 arasında kreşteki aktivitelerini fotoğraflamışlar ve bize CD ile verdiler. Birkaç tanesini buraya eklemek istedim.

Erkekler babalarının bir kıyafetini, kızlar annelerinin bir kıyafetini/aksesuarını giymişlerdi. Erkekler baba, kızlar anne olmuşlardı. Ege de babasının kıravatını takmıştı.


Erkekim benim, dans da edermiş:)

Sinemaya gelen her çizgi filme gittiler. Gözlük de gözünde dursa tam olacak ama...



Doğumgünü pastalarını kendileri yapıyorlar, sonra hep birlikte kutlayıp eğleniyorlar.



Ege'nin doğumgünü pastasıymış.

Oğluşum büyüdü, kocaman oldu yahu. Benim minik bebeğim çocuk oldu artık. Dünyanın en güzel çocusuuuuu, annesinin kuzusu, birtanem benim.




30 Mayıs 2011 Pazartesi

İstanbuldan şeker mi şeker kareler:)

19 Mayısı fırsat bilip Ege'yle İstanbula kaçtık. Babamız Antalyada kongredeydi. Ösgül teyzeler, Orkun dayı ve anneannelerle güzel vakit geçirdik. Ailenin en minik üyeleri de baya büyümüşlerdi. Onları öpe öpe, yiye yiye bitiremedik. Ege yine biraz kıskanma triplerine girdi; bebeklerin mama sandalyelerine çıkıp oturdu, yürüteçlerine bindi, yataklarına çıktı, emziklerini emdi:)) Yeniden bebek oldu benim koca tosbağam.Biz de hiçbirşey demedik, üzülmesin, stres olmasın diye. Bir süre sonra alıştı.Ama yine de özellikle anneanne ve dedenin ilgisini paylaşmak pek istemedi. Yine de çok güzel vakit geçirdik. Gezdik, tozduk, yedik, içtik ve döndük kürkçü dükkanına:)
İşte şekerlerin biri:)
Yerim senin o koca gösleriniiii
Ve ikinci şeker, tatlı mı tatlı:)
Ve üç şeker birarada, dünyanın en tatlıları
Ege şebeklik peşinde:)
Anneanne torunlara doyamadı
Kuzey Ali'yi de görmeye gittik, daha miniciiiik bir şekercik:)
Allah analı-babalı büyütsün inşallah
Ege dede ve anneannesiyle uçurtma uçuruyor...
Koş dede kooooş:)
Ege önde, anneanne arkada...
Deniz bey fotoğraf makinesinin peşinde aslında.
Ve nihayet yakaladım Doğa'nın meşhur "hüüü"sünü:)))
Nasıl hoşlarına gidiyor, ikisi de kıkır kıkır
Son akşam hep birlikte boğazda balık yemeye gittik, çok güzel geçti
Ege bu fotoğrafı ilk gördüğünde "anne,Ösgülüyle ikinizin kafaları aynı" dedi, gülmekten öldük. Sonra da "anne, dayımın da kafası aynı. Hepinizin kafası aynııııı" diye kopardı bizi:)